Ersoy: 'Sümer'i korumak, bir binayı veya bir araziyi korumak değildir'
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Sümer Spor Kompleksi'nin Abdullah Gül Üniversitesi'ne (AGÜ) devredilmesine ilişkin iddialara yönelik açıklama yaptı. Ersoy, 'Sümer, Kayseri için yalnızca bir stadyumun veya spor tesislerinin adı değildir. Erciyes Dağı nasıl bu şehrin kimliğinin ayrılmaz bir parçasıysa Sümer de Kayseri'nin spor hafızasında öylesine köklü ve vazgeçilmez bir yere sahiptir' dedi.
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Sümer Spor Kompleksi'nin AGÜ devredilmesine ilişkin iddialara yönelik açıklama yaparak, "Kayseri’nin spor tarihinde müstesna bir yere sahip olan, nesiller boyunca binlerce sporcunun yetişmesine imkân sağlayan ve bugün de şehrimizin amatör spor hayatının merkezinde yer alan Sümer Spor Kompleksi’nin Abdullah Gül Üniversitesi’ne devredilmesinin gündemde olduğuna ve bu yönde birtakım girişimlerde bulunulduğuna ilişkin iddialar, bir süredir yerel basında ve Kayseri spor kamuoyunda ciddi bir endişeyle takip edilmektedir. Söz konusu iddiaların ilgili kurumlar tarafından açıklığa kavuşturulmasını, doğru olmadığı takdirde açık ve kesin bir dille yalanlanmasını bekledik. Ancak bugüne kadar kamuoyunun tereddütlerini giderecek tatmin edici bir açıklamanın yapılmamış olması, konunun daha fazla sessizlikle geçiştirilemeyeceğini ortaya koymuştur. Bu nedenle, Kayseri’nin ortak değerlerine ve gelecek nesillerin spor yapma hakkına karşı taşıdığımız sorumluluğun gereği olarak kamuoyuna açıklama yapma ihtiyacı duyuyoruz.
Öncelikle ifade etmek isteriz ki Sümer Spor Kompleksi, herhangi bir kurumun kullanımına tahsis edilebilecek sıradan bir taşınmazdan ibaret değildir" dedi.
"Kompleks, Kayseri'nin sosyal hayatına, spor kültürüne ve toplumsal hafızasına yön veriyor"
Ersoy, "Temelleri 1930’lu yıllarda atılan Sümer spor geleneği, yaklaşık bir asırdır Kayseri’nin sosyal hayatına, spor kültürüne ve toplumsal hafızasına yön vermektedir. Bu tesisler, amatör sporun gelişmesinde üstlendiği tarihî rolle sayısız sporcunun yetişmesine, nice yeteneğin keşfedilmesine ve binlerce gencimizin sporla buluşmasına vesile olmuştur. Sümer, Kayseri için yalnızca bir stadyumun veya spor tesislerinin adı değildir. Erciyes Dağı nasıl bu şehrin kimliğinin ayrılmaz bir parçasıysa Sümer de Kayseri’nin spor hafızasında öylesine köklü ve vazgeçilmez bir yere sahiptir. Dahası, sözünü ettiğimiz değer yalnızca geçmişe ait bir hatıradan ibaret değildir. Sümer Spor Kompleksi, bugün de son derece yoğun biçimde kullanılan, şehrimizin sportif ve sosyal ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren, yaşayan ve üreten bir merkezdir. Tarafımıza aktarılan kullanım verilerine göre, yalnızca yüzme havuzlarından üç aylık dönemde yaklaşık 90 bin kişi yararlanmakta, aylık kullanım 30 bin kişiye ulaşmaktadır. Özellikle kadınlarımıza yönelik yüzme imkânları bakımından önemli bir ihtiyacı karşılayan bu tesisler; Spor A.Ş. bünyesinde gerçekleştirilen yüzme, voleybol, tenis ve diğer branşlardaki faaliyetlerle birlikte binlerce vatandaşımıza hizmet sunmaktadır. Sporcuların yanı sıra aileler ve tesislerin oluşturduğu sosyal hareketlilik de dikkate alındığında, Sümer’in aylık yaklaşık 45 bin kişiye temas eden bir merkez olduğu ifade edilmektedir. Bu rakamlar, Sümer’in Kayseri için ne denli büyük bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır. Şimdi soruyoruz: Her ay on binlerce insanın yararlandığı, şehrin spor altyapısında böylesine önemli bir sorumluluk üstlenen bir tesisin mevcut işlevini ve kamusal niteliğini riske atabilecek bir tasarruf hangi gerekçeyle gündeme getirilmektedir? Üstelik Sümer Spor Kompleksi’nin önemi, bireysel spor faaliyetleriyle de sınırlı değildir" şeklinde konuştu.
"Esas alınması gereken, Kayseri halkının ortak menfaati ve bu alanın yıllardır yerine getirdiği kamusal hizmettir"
MHP'li Ersoy, "Kadınlar Süper Ligi ile diğer profesyonel ve amatör liglerdeki karşılaşmalardan bölgesel lig müsabakalarına, Ağırnas ve Şekerspor gibi kulüplerimizin faaliyetlerinden altyapı organizasyonlarına kadar geniş bir spor camiası bu tesislerden yararlanmaktadır. U14 Milli Takım bölge karmalarının organizasyonları, UEFA C antrenörlük kursları, futbol okulları ve Kayseri amatör futbolunun farklı yaş kategorilerindeki müsabakaları, Sümer’in üstlendiği vazgeçilmez rolün yalnızca bir bölümünü oluşturmaktadır. Burada sadece müsabakalar oynanmamakta; sporcu yetiştirilmekte, antrenörler eğitilmekte, kulüpler desteklenmekte ve Türk sporunun geleceğine yatırım yapılmaktadır. Dahası, tesis bünyesinde yürütülen faaliyetlerden sağlanan imkânlarla deplasmana giden amatör takımların ulaşım ve yemek giderlerine katkıda bulunulmakta; hakemlerin, sağlık görevlilerinin ve saha komiserlerinin ihtiyaçları karşılanmakta; engelli bireylere yönelik çalışmalar ve çeşitli sosyal sorumluluk faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla Sümer, yalnızca spor yapılan bir alan değil; dayanışmanın, fırsat eşitliğinin, toplumsal katılımın ve gençlerimizin sağlıklı bir geleceğe hazırlanmasının önemli merkezlerinden biridir. Böylesine köklü bir yapının geleceği değerlendirilirken yalnızca arazi büyüklüğüne, mülkiyet durumuna veya kurumların yer ihtiyacına bakılamaz. Burada esas alınması gereken, Kayseri halkının ortak menfaati ve bu alanın yıllardır yerine getirdiği kamusal hizmettir" ifadelerini kullandı.
Kayseri halkının bazı soruların cevaplarını öğrenmek istediğinin altını çizen Baki Ersoy, cevaplanması gereken soruları şu şekilde sıraladı:
"Bu noktada özellikle bir hususun altını çizmek istiyoruz. Bizim itirazımız Abdullah Gül Üniversitesi’nin gelişmesine, büyümesine veya yeni imkânlara kavuşmasına değildir. Elbette üniversitelerimiz gelişmeli, bilimsel ve akademik kapasitelerini artırmalı, ihtiyaç duydukları fiziki altyapıya kavuşmalıdır. Kayseri’nin yükseköğretimde daha güçlü bir konuma ulaşması hepimizin ortak arzusudur. Ancak bir kamu kurumunun gelişmesinin bedeli, başka bir kamusal değerin zayıflatılması veya şehrin mevcut spor altyapısının işlevsiz hâle getirilmesi olmamalıdır. Kaldı ki burada cevaplanması gereken çok daha temel bir soru bulunmaktadır. Abdullah Gül Üniversitesi’nin Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi karşısında, kendi resmî bilgilerinde de yaklaşık 3 milyon 600 bin metrekare büyüklüğünde olduğu belirtilen geniş bir kampüs alanı bulunmaktadır. Bu alan üzerinde yıllar önce başlatılan, önemli kamu kaynaklarının kullanıldığı altyapı ve bina yatırımlarının mevcut durumu, tamamlanma süreçleri ve neden henüz hedeflenen ölçüde değerlendirilemediği de açıklığa kavuşturulmalıdır. Milyonlarca metrekarelik bir kampüs alanı üniversitenin kullanımına ayrılmışken, önceliğin bu alanın değerlendirilmesine verilmesi yerine Kayseri’nin yaklaşık bir asırlık spor mirasının bulunduğu Sümer Spor Kompleksi’nin gündeme gelmesi nasıl izah edilecektir? Bugüne kadar yapılan kamu yatırımlarının akıbeti nedir? Mimar Sinan Kampüsü’nün tamamlanması ve etkin biçimde kullanılması konusunda nasıl bir yol haritası izlenmektedir? Üniversitenin ilave alan ihtiyacı varsa bu ihtiyacın mevcut kampüs imkânları içerisinde karşılanması neden öncelikli seçenek olarak değerlendirilmemektedir? Bütün bu soruların şeffaflıkla cevaplandırılması gerekmektedir. Kamu yönetiminde esas olan, kurumların kendi alanlarını genişletmesi değil, kamu kaynaklarının en verimli biçimde kullanılması ve toplumun ortak yararının korunmasıdır. Bir tarafta değerlendirilmesi beklenen milyonlarca metrekarelik bir üniversite kampüsü, diğer tarafta her gün çocukların, gençlerin, kadınların ve amatör sporcuların yararlandığı köklü bir spor kompleksi varken; Kayseri halkının bu tercihin gerekçesini öğrenmek istemesi son derece doğaldır. Buradan başta Abdullah Gül Üniversitesi Rektörlüğü olmak üzere Kayseri Valiliğine, Gençlik ve Spor Bakanlığına, ilgili kamu kurumlarına ve sürecin muhatabı olan bütün yetkililere açıkça sesleniyoruz: Sümer Spor Kompleksi’nin üniversiteye devri veya tahsisi konusunda herhangi bir talep, resmî girişim, yazışma, protokol hazırlığı ya da idari çalışma bulunmakta mıdır? Böyle bir çalışma söz konusuysa kapsamı nedir? Kompleksin mevcut kullanım biçimi, amatör spor kulüplerinin faaliyetleri ve vatandaşlarımızın tesislerden yararlanma imkânları nasıl etkilenecektir? Eğer böyle bir girişim bulunmuyorsa, kamuoyunda giderek büyüyen endişelerin giderilmesi için bunun açıkça ifade edilmesinin önünde ne engel vardır? Kayseri kamuoyunun bilmeye hakkı vardır. İlgili kurumların da bu sorulara açık, net ve tatmin edici cevaplar verme sorumluluğu bulunmaktadır."
"Hiç kimse Sümer Spor Kompleksi'ni sıradan bir mülk olarak görmemelidir" diyen Ersoy, "Hiç kimse Sümer Spor Kompleksi’ni yalnızca sınırları çizilmiş bir arazi, üzerinde tesisler bulunan bir taşınmaz veya kurumlar arasında devredilebilecek sıradan bir mülk olarak görmemelidir. Çünkü Sümer’in gerçek değeri tapu kayıtlarıyla veya metrekare hesabıyla ölçülemez. O değerin içerisinde doksan yılı aşkın bir spor kültürü, binlerce sporcunun emeği, amatör kulüplerimizin fedakârlıkları, ailelerin hatıraları ve geleceğe umutla bakan çocuklarımızın hayalleri vardır. Bir şehrin gelişmesi, sahip olduğu değerleri birbiriyle yarıştırarak değil, onları koruyup güçlendirerek mümkündür. Kayseri hem güçlü üniversitelere hem de güçlü bir amatör spor altyapısına sahip olabilecek imkânlara ve birikime sahiptir. Yapılması gereken, bu iki önemli değeri karşı karşıya getirmek değil, her ikisinin de geleceğini güvence altına alacak doğru ve hakkaniyetli çözümleri üretmektir. Bu meselenin takipçisi olacağımızı ve Kayseri’nin ortak değerlerinin korunması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğimizi ifade ediyoruz. Unutulmamalıdır ki Sümer Spor Kompleksi yalnızca geçmişimizin emaneti değil, geleceğimizin de teminatıdır. Sümer’i korumak, bir binayı veya bir araziyi korumak değildir. Sümer’i korumak; amatör sporu, gençlerimizin fırsatlarını, kadınlarımızın spor imkânlarını, kulüplerimizin geleceğini ve Kayseri’nin ortak hafızasını korumaktır. Ve bu ortak değerin geleceği, cevapsız sorulara ve belirsiz girişimlere terk edilemez.
İlgilileri, daha fazla vakit kaybetmeden Kayseri kamuoyunu açık ve eksiksiz biçimde bilgilendirmeye davet ediyoruz" diye konuştu.
Bakmadan Geçme